En Son Haber Türkiye

KUDÜS İHANETİ BU FOTOĞRAF İLE BAŞLADI

KUDÜS İHANETİ BU FOTOĞRAF İLE BAŞLADI
09 Aralık 2017 - 11:58 'de eklendi ve 1831 kez görüntülendi.

KUDÜS İHANETİ BU FOTOĞRAF İLE BAŞLADI

Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı ile Veliaht Prensler Selman ile Zayed’in, Jared Kushner ve Yahudi lobisi ile yakın ilişkileri yeniden gündeme geldi.

Her ne kadar Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, ABD Başkanı Donald Trump ’la yaptığı telefon görüşmesinde, “ABD’nin Kudüs’ü İsrail ’in başkenti olarak tanımasının, barış müzakerelerine zarar vereceği ve bölgede gerginliği tırmandıracağı” uyarısında bulunduğu söylense de oğlu Muhammed bin Selman’ın kapalı kapılar ardında Kudüs pazarlığı yaptığı ortaya çıkmıştı.

The Simpsons’ta Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretinin tahmin edildiği iddiası

İDDİA: The Simpsons 14 yıl önce, Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretindeki sahneyi tahmin etmişti.

Sosyal medyada dolaşıma giren bir fotoğrafta, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) uzun yıllardır yayınlanan The Simpsons adlı çizgi filmin 14 yıl önce, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, küreye dokunduğu sahneyi tahmin etmişti.

21 Mayıs’ta Suudi Arabistan Kralı Salman bin Abdulaziz al-Saud, ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdel Fattah el-Sisi ile birlikte Uluslararası Radikal Düşünceyle Mücadele Merkezi’nin açılışını yaptı.

Merkezin açılışını ilan etmek için tören alanındaki ışıkların kapatılarak Kral Selman, Sisi ile Trump’ın dokunduğu küre aydınlatıldı.

VELİAHT PRENSLER ABD MISIR VE İSRAİL’E ÇALIŞIYOR

Ekim ayı sonunda Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile biraraya gelen Veliaht Prens, bir hafta sonra Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı Riyad’a çağırarak yeni “Barış planı”nı sunmuştu. Plana göre Kudüs tamamen İsrail’e bırakılırken, Kudüs’ün doğusundaki Abu Dis kenti, Filistin’in başkenti olarak teklif ediliyordu. Selman’ın teklife dair, Abbas’a “ya kabul et ya da istifa et” baskısında bulunduğu da konuya yakın kişilerce dile getirilmişti. BAE Veliaht Prensi Zayed’in de İsrail ve Washington’daki Yahudi lobisi ile derin ilişkileri bulunuyor. Zayed, Tel-Aviv’in bölgedeki çıkarlarına paralel uyguladığı politikalar ile dikkat çekiyor. Bu politikaların başında da Filistin meselesinin İsrail çıkarlarına uygun şekilde çözülmesi bulunuyor. BAE’nin Trump’ın Kudüs kararına ilişkin sessizliği de bu politika ile ilişkilendiriliyor.

Evangelist, Kabalist, Siyonist Hristiyanlara göre Süleyman Tapınağı yeniden üçüncü kez inşa edilecek. Öyle ki şu sıralar bütün malzemeleri milimetrik ölçülerle hazırlanmış olarak Müslümanların mabedine birkaç kilometre ötede bekletiliyor. Gerek New York Times gerekse İsrail medyasına göre üçüncü tapınağın inşası çok yakındır. Bunun gerçekleşmesi için Kubbet-üs Sahra ve Mescid-i Aksa gibi Müslüman mabetlerinin yıkılması gerekiyor. Peki, Arabistan, ve Mısır’ın umurunda mı?

Türkiye ve İslam âlemi, irrasyonel inanç temelinde gerçekleştirilen reel politik uygulamalarla yakın gelecekte din, siyaset, ekonomi formatlı, nükleer, biyolojik, kimyasal silahlardan oluşan bir küresel hegemonya projesinin tehdidi altındadır. Çünkü Evangelistler, Yuhanna’nın Vahiy’i ve Eski Ahid’in Daniel bölümüne dayanarak şu üç büyük kehaneti gerçekleştirmek için çaba sarf ediyor. Bunlar; Tek dünya devleti, tek dünya ekonomi yönetimi ve tek dünya din hâkimiyeti. Peki, neden Türkiye? Çünkü Türkiye bu kehanetlerin tam merkezinde yer alıyor. Anadolu, Hristiyan, Kabalist Yahudi ittifakınca çoktan taksim edildi bile!

Bağdat’ın 70 km ilerisinde bulunan Babil, Ortadoğu’da Evanjelizm’in merkezi olacak. Bütün dünya kavimlerinin bu merkeze bağlanacağı yıllardır ifade edilir. 1980’de Reagan başkan seçildiği gün ilk sözü bu oldu. Keza geceleri “Tanrı’nın omzuna yaslanıp onunla sohbet ediyorum” diyen Başkan Bush’un da çabası bu yöndeydi. Hiç kuşkunuz olmasın Obama ve Trump da aynı yolun yolcusu iki liderdir. Dünya korkunç bir biçimde yeni bir din ve siyaset haritasına doğru itiliyor. Açıkçası bu zorla dayatılıyor.

Evanjelistlere göre dünya bu günlerde beşinci döneme doğru gidiyor. Bunun sonu malum kıyamet savaşları. Din eksenli çıkacak bir 3. Dünya Savaşı. Ancak bunun gerçekleşmesi nükleer, biyolojik ve kimyasal bir savaşın yaşanmasıyla mümkün. Çünkü Rab Yaremya 4:27-28′de şöyle diyor; “Memleketin hepsi virane olacak ancak bütün bütün bitirmeyeceğim. Bundan ötürü memleket yas tutacak ve gökler yukarıda kararacak çünkü ben söyledim, ben tasarladım ve pişman olmadım ve ondan caymam.” Apokaliptik ya da post-apokaliptik kehanetlere bağlı çıkarılmak istenen Armegedon tehdidinin tam ortasındayız.

Lakin Tanrı İmparatorluğu’nun tesisi için evvela finansal spekülasyonlar, terör örgütlerinin palazlandırılması/terörizm ve ciddi anlamda zihinsel dönüştürmeye yönelik projelerin hayat bulması gerekmektedir. Hristiyanlık ve Yahudilik değerlerinden beslenen postmodern, seküler bir din ve bu dine uyumlaştırılmış, içi boşaltılmış bir İslam. En kötüsü de batıdaki Evanjelizmin karşılığı olan selefiliğin ve buna uyumlu seküler bir batı ideolojisi olan ithal İslamcılığının buna ayak uydurmasıdır.

Yeni Dünya Düzeni’ni muştulayan ve ilk Evangelistlerden biri sayılan Yuhanna’nın bazilikası bugün Selçuk’taki Meryem Ana Evi’nin bulunduğu yerdedir. Yani en son seferde fethedilecek yer olan Edom’da yani Tanrı’nın yürüdüğü topraklar olarak kabul edilen Anadolu’da! Ramazan Kurtoğlu’nun son kitabında verdiği bilgilere göre; bu yer 1850’lerden beri satın alınmak isteniyordu. Bülbül Dağı denilen 29.200 metrekarelik bu mevkiinin sahibi şaşıracaksınız Mahmut Esat Bozkurt’a aitti. Sonraki yıllarda tapusu, başkanlığını Kristal Zeytinyağları’nın sahibi Noel Mikalef’in yaptığı Meryem Ana Derneği’ine verildi. Ne var ki Siyonist Hristiyanlara göre kutsal kabul edilen diğer 6 kilisenin (İzmir, Bergama, Akhisar, Salihli, Alaşehir ve Pamukkale) akıbetini bilmiyoruz.

Bu tür mevzulara ara ara değinmemin önemli bir nedeni var. Öncelikle bu tür bilgilerin bir film senaryosundan alınmadığının bilinmesini isterim. Hadiseler komplo denilerek geçiştirilmeyecek kadar gözlerimizin önünde cereyan ediyor. Örneğin bugün Rothschildlerin bir çizgi film kahramanı olmadığını artık anlamış bulunmaktayız değil mi? Şunu demek istiyorum. Bakınız ABD Ordusu 2009 yılından beri Küresel Finans Savaşı tatbikatları yapmaktadır. Bugün finans ve silah gücünü elinde bulunduran apokaliptik küreselciler irrasyonel inanç temelinde reel politika üretmektedirler. Sıkıntı tam olarak budur.

Karşımızda “orası Türklerin değil” diyen çok tehlikeli bir Lucifer ordusuyla karşı karşıyayız. Yani Türkiye bugün Kabala formatlı Ezra’nın Tevrat’ındaki Babil kehanetleri ile doldurulmuş korkunç bir projenin tehdidi altındadır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
 deri mont